12 Eylül ve aile öyküsü

12 Eylül
Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat köşesinde Kader Sevinç’in ailesinin öyküsüne yer verdi. Kader Sevinç’in kaleminden aile öyküsü ve Kırıkkanat’ın yazısı:
“12 Eylül…Bir düğün bin hüzün…

12 Eylül askeri darbesi çoğumuzun yaşamlarında benzer yıkıntılar geride bıraktı.Öykülerimiz birbirine benzer, hüzne doğan umutları yeşertme azmimiz de..12 Eylül…Bu da bizim öykümüz,bir düğün bin hüzün…Cumhuriyet Gazetesi’nde yayımlanan bu yazımı blogumda okuyabilirsiniz. Düşüncelerinizi ve sizin 12 Eylül ve sonrası öykünüzü bloguma beklerim..Blog yazımın sonuna ekleyebilirsiniz.”Kader Sevinç”(Brükselname blogu ve sosyal medyadan alıntıdır.)

Aldırma Gönül, Ergeç Çiçeklenir Umut

“12 Eylül 1980’de askeri darbesinin gerçekleştiği gün evlenmek için hazırlanmış fakat darbe nedeniyle bir hafta ertelemek zorunda kalmış annem ve babam. Annem idealist bir öğretmen o yıllarda. Pol-Der üyesi babam ilerici bir polis memuru, ‘halkın polisi’ olmaya inanıyor. Umutlarının üzerine 1980 darbesi kara bir bulut gibi iniyor.Oturdukları mahalle dar gelirli ailelerin yaşadığı bir mahalle. Mahalleli, bu genç çifti çok sevmiş. Düğünlerini bile onlar yapmış, hoş bir sokak eğlencesi ile.Bir gün babam tutuklanıyor. Kelepçeli olarak askerler eşliğinde oturdukları mahalleye getiriliyor. Babam rica ediyor askerlere: ‘İzin verin önden gideyim, eşim hamile, eve bu şekilde girersek çocuğumuzu düşürür’ diyor. Askerler reddediyor. Babam göz göze geldiği komşularından aldığı güçle koşuyor hızla. Askerlerin dur ihtarı mahalleyi çınlatıyor. Köşeyi dönüp kapıyı yokluyor, rahatlıyor. Annem henüz eve gelmemiş. Askerler evin altını üstüne getiriyorlar. Uğur Mumcu, Aziz Nesin gibi yazarların kitaplarını örgütsel belge olarak toplayıp götürüyorlar. Yargılama başlıyor.***Devletin memurluğundan, halkın polisliğinden ‘terörist’ olarak yaftalanmaya giden bu süreç onları çok yıpratıyor. Bu arada bir Kadir gecesi, cuma günü dünyaya gözlerini açan kızlarının, adının da anlamını bulduğu günler.Ülkemizin o karanlık yıllarından hemen herkes payına düşeni aldı. Binlerce insan işkence gördü, hapislerde yattı yok yere. Doğrudan bireysel yaşamları etkilenmese de, yaşadıkları ülke, dünya toplumsal kalkınma rekabetinde geri kaldı.Hayat boyu babam ve annem doğruyu savunmayı bir namus borcu bildiler. Çocuklarını da bu değerlerle yetiştirdiler. Yıllar süren hukuk mücadelesini bir avukatları dahi olmadan verdiler ve kazandılar. Yıllar boyu da değerlerinden vazgeçmemenin bedelini ailecek ödedik. Üniversite yıllarıma kadar Anadolu’da yedi ayrı yerde yaşadık. Ortaokulu bitirdiğim yılı, iki ayrı okulda okumak zorunda kaldım. Sakıncalıydık, tehdit ve tacizle sindirilmeye çalışılıyorduk. Annem ile babam hep ayrı yerlere tayin ediliyordu.***Tayinler sonucunda gittiğimiz bir Anadolu kasabasında muhafazakr, içe dönük ve mutsuz yaşam göstergelerini sorguladığımda ilk kez babamın yüzünde kaygıyı gördüm. Sonrasında benim okulda, onların da işlerinde yaşadıklarımız, bu kaygının sebebini doğrulayacaktı: Kadınlarla erkekleri birbirinden ayıran bir toplumsal yaşam, öğrencilerin merak ve yaratıcılığına sert tepkiler veren bir eğitim anlayışı, genç kızların kütüphaneye gitmesini bile velilerine şikyet eden “görevliler”. Bu toplumsal baskı havası sonuçta herkesin birbirine zarar vermesine dönüşüyordu.Sadece yetişkinleri değil aynı zamanda çocuklarının geleceğini de hedef alan bu baskı belki bizlere önemli zararlar verdi ancak içimizdeki umudu öldüremedi; güçlendik. Bu deneyim bugün olduğum yerde Türkiye’deki tartışmalara, farklı açılardan bakmamı, Anadolu’yu, ülkemin insanlarını sevmemi ve anlamamı sağladı.Bir şey daha anladım: hukuk ve özgürlüğün olmadığı yerde ne toplumsal kalkınma oluyor ne de gerçek ekonomik ilerleme.”

KADER SEVİNÇ

CHP Avrupa Birliği Temsilcisi ve Avrupa Sosyalist Parti (PES) Yönetim Kurulu Üyesi

‘G’ NOKTASI

İnsanların çoğu, uzaktan baktıkları toplumsal olaylar karşısında “Tek başıma ne yapabilirim ki?..” diye, ya hiçbir şey yapmaz ya da değiştiremeyeceğine inandığı kaderine boyun eğer. Kader Sevinç’in yaşamı, işte bu teslimiyetçiliğin tam tersi, bir insanın salt kendi kaderini çizmekle kalmayıp, pek çok peşin hükmü değiştirebileceğinin de canlı kanıtı.

Kader Sevinç’i CHP’nin AB temsilcisi olduğu 2008 yılından beri izliyorum. O zamana kadar, Brüksel’deki çoğu politikacı ve siyasal kurum CHP’nin adını bile duymamış, Türkiye’de sosyal demokrat bir ana muhalefet partisinin varlığından bile habersizdi. Kader, inanılmaz bir başarıya imza attı ve CHP’yi hem var etti AB nezdinde, hem de Avrupa’da giderek puan kaybeden AKP’nin yerine iktidara aday, Türkiye’ye bağlanan umutların kopmamasını sağlayan siyasal alternatif haline getirdi.

Bir haftadır Brüksel’deyim. Hem siyasetçi, hem şair Kader Sevinç’in Akdeniz Üniversitesi’nde başlayıp Harvard ve John Hopkins üniversitelerine uzanan sıra dışı başarı öyküsünün ardındaki örselenmiş Türkiye çocukluğunu kendisinden dinledim. “Bana anlattığın gibi arı duru, yaz bunları” dedim. Yazdı.

Daha insanca bir Türkiye ideallerini hapis, zulüm ve çileyle ödeyen bir öğretmenle bir polisin umut çiçeği Kader’in zaferi; bugün hayatı karartılan ailelerin, ideallerini sürgün ve hapislerle ödeyenlerin çocuklarına azim ve umut örneği olsun, diye yayımlıyorum.

Mine Kırıkkanat

“Layık olduğumuz kadere boyun eğeriz.”

ALBERT EINSTEIN

4 Kasım 2012 – Cumhuriyet

(6) Comments

  1. Gercekten cok etkileyici bir yasam öyküsü ama daha önünúzde cok uzun basari dolu yillar olacak eminim ,
    Türkiyedeki gencler, özellikle siyasete meraklilar tarafindan izlenilmesi, örnek alinmasi gereken bir hikaye.
    Ayrica dünyanin en etkili genc dis politikaci olarak secilmenize bir CHP li olarak gururu duydum, basarilarinizin devamini bekliyoruz.

  2. bir zamanlar güzel bir sosyal medya platformumuz vardı, Çağlar ve Nihan Erol isimli Boğaziçi’li bir çiftin gecesini gündüzüne katarak kurduğu ”cember.net”. Orada denk geldim yıllar önce Kader’e, Alternatif Yaşam Derneği’nin projeleri için AB projelerine hakim birilerine bakınırken :) O gün bu gündür gururla izliyorum çalışmalarını ve kararlılığını, yaşamın O’na sunduğu iyi kötü sürprizlere rağmen… Türkiye’deki ilk facebook kullanıcılarından biri olarak davet gönderdiğim ilk kişi oldu, emindim sosyal medyayı en etkin kullanacak kişilerden biri olduğuna… O’nun Brüksel’de gerçekleştirdiklerini gördükçe, kendimi de eleştiriyorum ister istemez ”Cumhuriyet Akademisi” projem için partiyi neden taciz etmedim diye :(( Sevgili Mine her zamanki gibi gözünden tanımış doğru insanı :)) Nice Kader’lerin ülkemizi temsil edeceği, kınalı terbiyesizlerin soyunun tükeneceği günlere olan özlemle…

  3. Bende gencecik amcaoğlunu işkencede kaybettim.çok şey paylaşmak isterdim.Dersim’liyim ama uzun zamandır sizin doğduğunuz şehirde kalıyorum ailece.kardeşim polis memuru Antalya’da.kötü günler geçirdik bahsetmiş olduğunuz süreçte.size sadece ilk bakışta böyle bir değerli bir ailenin çocuğu olduğunuzu tahmin ettiğimi söyleyebilirim.başarılı çalışmalarınız var ve ben bunların devamını istiyor ayrıca sağlığınıza kavuştuğunuz için çok sevindiğimi ifade etmek istiyorum.hoşçakalın sizi çok seviyorum.Gelecekte güzel yerlerde görmek nasip olur inşalah diyorum ,hoşçakalın.

  4. Brükselde yaşayan bir chpli olarak sevgili kader yol arkadaşımı her zaman gurur ve takdirle izlemekteyim o geleceğin türkiyesinin örnek kadın figürüdür yaşama bakışı ve duruşu tüm chp Belçika birliği üyelerine örnek teşkil etmiştir bundan sonrada edecegine şüphem yok gelecek yıl yakın çalışma ümidimi taze tutarak yolunun açık olmasını diliyorum insanları yoksul ve yoksunluk zenginleştirirmiş kaderde kendi yaşam hikayesini başarı öyküsüne dönüştürmeyi becermiş ender kişilerden biri yolun açık olsun arkadaşım

  5. Çok çok teşekkür ederim Gürsel Bey nazik sözleriniz ve desteğinize. Bana sevinç ve güç verdiniz.
    Belçika Birliği çalışmaları ile ilgili yeni haberlerinizi her zaman bekliyorum.
    Pek yakında sizleri konuk etmek dileğiyle, Kader

  6. Değerli İrfan Bey, çember.net’i anımsatmanız ne güzel oldu..Çok teşekkür ederim güzel sözlerinize, bana güç verdiniz. Cumhuriyet Akademisi çok güzel geliyor kulağa.. Dilerim pek yakında ayrıntılarını sizden dinleme imkanım olur. Selam, sevgilerimle, Kader

Comments are closed.